Kendini Tanıma Yolculuğu: Sevgiyle Vermenin Dengesini Öğrenmek
Bu yazıda seni Enneagram sisteminin sıcak, verici ve duygusal yapılarından biriyle tanıştırmak istiyorum: Tip 2 – Yardımsever, yani ilişkilerde sevgiyle bağ kuran ama zaman zaman içinde kırgınlık biriktiren yapı.
Eğer sık sık “yardım etmezsem değerim azalır” veya “beni fark etsinler istiyorum” diye düşünüyorsan, içindeki yardımsever yan konuşuyor olabilir.
Ama bu yazı seni kalıplara sokmak için değil; kendi iç sesini fark etmen için yazıldı. Çünkü farkındalık, dönüşümün ilk adımıdır.
Sevgiyle Vermenin Dengesini Bulmak
Tip 2’ nin en derin arzusu sevilmek, istenmek ve ihtiyaç duyulmak. En temel korkusu ise sevilmemek, fark edilmemek, reddedilmek ve yalnız kalmaktır.
Bu yüzden çoğu zaman sevilebilmek için önce “veren” rolünü üstlenir. Kendini başkalarının ihtiyaçlarına göre tanımlar.
Sevgi vermek onun dili, ama bazen bu dilin altında gizli bir beklenti vardır. “Ben senin için buradayım, sen de benim için ol.” Fakat bu fark edilmediğinde, yorgunluk ve sitem büyür.
Zihninin arka planında sık sık şu cümle dolaşır: “Ben yardım ettiğim sürece değerliyim. Gerçekteyse en büyük armağan, başkalarına verirken kendini kaybetmemektir. Sevgi, yönü kendine de döndüğünde gerçek şifasını bulur.
Stres ve Denge Halleri
Stres altında Tip 2 daha alıngan, kırılgan ve sitemkâr hale gelebilir. Beklentileri karşılanmadığında suçlayıcı ya da savunmacı davranabilir.
Rahatladığında ise duygularını açıkça ifade eden, beklentisizce veren ve ilgiden bağımsız olarak kendini değerli hissedebilen birine dönüşür.
✨ Kendine Sor:
Bugün birine yardım ederken, bunu gerçekten kalpten mi yapıyorum, yoksa fark edilmek için mi?
Eril – Dişil Dengesi
Eril – Dişil denge açısından bakıldığında, Tip 2’nin enerjisi yoğun biçimde dişildir; empati, şefkat, ilgi ve duygusal bağ kurma bu enerjiden doğar. Ancak bu yön baskınlaştığında kişi kendini ihmal etmeye, aşırı fedakârlığa ve duygusal bağımlılıklara sürüklenebilir.
Bu yüzden eril enerjiyi geliştirmek, kendi sınırlarını koruyabilmek açısından büyük önem taşır: sınır koymak, “hayır” diyebilmek, ihtiyaçlarını dile getirmek, netleşmek.
Bu denge kurulduğunda Tip 2 hem sevgi dolu hem de kendini koruyabilen biri olur, artık yalnızca başkalarına değil, kendine de sevgiyle yaşam alanı açar.
Gölgenin Işığa Dönüşü
Jung’un bakış açısından değerlendirecek olursam; Tip 2’nin gölgesinde gizli beklentiler olabilir.
Sevilmek için vermek, fark edilmek için fedakârlık yapmak… Bu fark edilmediğinde kişi sitemkâr, suçlayıcı ya da manipülatif hale gelebilir.
Ama bu gölge fark edildiğinde, sevgi beklentiden arınır ve paylaşma özgürlüğe dönüşür.
“Sevgi, bir alışveriş değil; bir akıştır.”
Astrolojik Benzerlikler
Astroloji bakış açısıyla Tip 2, Yengeç, Terazi ve Balık arketiplerinin birleşimini taşır.
Yengeç: Koruyucu ve bağlı, sevgiyle saran
Terazi: İlişki odaklı, zarif ve uyum arayan
Balık: Empatik, merhametli ve derin sezgili
Bu üçlü birleştiğinde duygusal derinlik, empati ve şefkat doğar. Ancak aşırıya kaçtığında, sınır kaybı, bağımlılık ve duygusal hassasiyet yaratabilir.
Kendini Hatırlama Notları
✨ Eleştirileri “sevilmiyorum” gibi algılama.
✨ Her yardımı kalpten yap, ama altında gizli bir beklenti var mı diye kendine sor.
✨ Gereğinden fazla fedakârlık seni tüketebilir, kendini ihmal etme.
✨ “Hayır” demek kötü biri olmak demek değil; sınırlarını korumayı öğren.
✨ Sevgi alıp vermede denge kur.
✨ Unutma, değerini belirleyen şey başkalarının ilgisi değil.
✨ Bazen sadece dur ve kendine sor: “Ben bunu gerçekten neden yapıyorum?”
Son Söz: Sevginin Dönüşümü
Tip 2, içinde sevgi, ilgi ve şefkat taşır. Ama bu yapı farkındalıkla güçlendiğinde, kişi sadece başkaları için değil, kendisi için de yaşamaya başlar.
Gerçek sevgi, başkasına vermekle değil, kendini de dahil edebilmekle tamamlanır.
***Enneagram dahil 5 farklı bakış açısıyla hazırlanmış,
içinde yer alan testler sayesinde kendini daha derinlemesine tanımana alan açan “Kendini Tanıma Rehberi” ni inceleyebilirsin.
Daha fazla içerik için:
Tip 1 – Reformcu / Mükemmeliyetçi
Instagram: @jupiteryasamlafarkindalik
Twitter/X: @Jupiter_Yasam


Yorum bırakın